Kalsiyum Ca eksikliğinde bitkide görünen arazlar.


Kalsiyum Ca ,Eksikliği bitkideki yavaş taşınımından dolayı genç yapraklarda görülür.Eksiklikler,genellikle bitkinin bulunduğu ortamdan kaynaklanır. Hızlı büyüme veya toprak nemi dalgalanmaları ile ilişkilendirilir.Kalsiyum ile ilgili bozukluklarla ilgili bir araştırma, pek çoğunun nem ile ilişkili olduğunu göstermektedir.kalsiyum eksikliği ile kalsiyum stresini birbirinden ayırmak gerekir.Stres genelde Çevresel faktörlerden meydana gelir.

Kireçli toprağın tanımı;

Kireçli topraklar hidroklorik asite maruz kaldığında kabarcık çıkararlar.  Serbest karbonatlar olduğunda, asit CO 2 gazının gelişmesinden dolayı kabarcık oluşturacaktır Formüle edecek olursak, CaCO3 + 2H + = Ca 2+ + CO 2 + H 2 O

Kireçli toprakta bitki beslemede dikkat edilmesi gerekenler.

Kireçli topraklarda bozulmuş beslenme belirtileri kloroz ve bodur büyümedir. Ca ve Mg fosfatlarda bağlanır,Demir (Fe), Çinko(Zn), Mangan(Mn) ve Bakır(Cu) eksiklikleri, yüksek CaCO3 değerine sahip olan topraklarda yaygındır.Kireçli topraklarda düzenli sulama, bant usulü P lu gübreleme, Azot uçmasına karşı suyla yada gömerek gübreyi verme,  normal seviyelerin üzerinde K ve Mg gübresi  verilmesi Çinko ve MN eksikliklerinin yapraktan uygulanması ve organik maddece toprağımızı desteklersek, bize verim almada çok sıkıntı çıkarmıyacaktır.

Kalsiyum eksikliği belirtileri.

  1. Büyüme ucunda görülür
  2. Yaprak kenarları siyah ve kahve rengi nekrozlar görülür
  3. Genç yapraklar deforme olur
  4. Katlanan ortaya çıkan yapraklarda ipucu yanar.
  5. Genişleyen genç yapraklar küt uçlu, büzülmüş veya bükülmüş haldedir
  6. Şuruplu sıvının küreleri bıçak ağızlarında bulunur.
  7. Meyve, yamalarda veya meyvenin tamamında çok sayıda tohum geliştirir
  8. Meyvede sert bir doku, asit tadı olabilir
  9. Yeni ortaya çıkan yapraklar kenarda birbirine yapışır
  10.  yapraklar kıvrılır ve genişleyen yapraklar kenarlar halinde parçalanır
  11. çiçeklerde çürüme
  12. Meyve ucunda çürüme
  13. yaprakların kenarları yaprakların geri kalanından daha yavaş büyür ve yaprakların aşağı doğru büzülmesine neden olur
  14. hızla büyüyen bölgelerde yumuşak ölü nekrotik doku görülür
  15. kalsiyum eksikliği üst yapraklara daha çok “mızrak veya ok başı” benzeri bir görünüm vermesine neden olabilir

Kireçli toprakta kalsiyum eksikliği;Kalsiyum pozitif yüklü bir iyon olduğundan, toprakta negatif yüklü olan kil ve organik partiküllerin yüzeyine adsorbe edilir. Rakip iyonlar varlığı – kalsiyum, sodyum (Na +), potasyum (K +), ve magnezyum (Mg + 2) gibi başka pozitif yüklü iyonlar ile rekabet eder. Bu pozitif yüklü iyonların çok fazla uygulanması, bitkiler tarafından kalsiyum alımını azaltabilir. Sodyum iyonları, adsorbe edilmiş kalsiyumun yerini alabilir. “Kalsiyumun,
Öncelikle kalsiyum: sodyum oranı arttırılarak, Bitkinin kök salması.
sağlanmalı.Yeterli miktarda K kaynağı ve organik madde uygulaması, mikro elementlerin kullanılabilirliğini artırabilir.

Araştırmalar Kalsiyum eksikliğinin kalsiyumlu topraklarda oluşabileceğini göstermiştir.
Sodyum yüzdesi yüksektir  Topraktaki yüksek Ca seviyeleri, muhtemelen Ca, Mg ve K arasındaki rekabete dayalı olarak bitkiler tarafından Mg ve K alımını baskılamaktadır.

Katyon değişim kapasitesi KDK – bu, toprağın tutabileceği, pozitif yüklü değiştirilebilir iyonların toplam miktarını tanımlayan bir toprak özelliğidir.Yüksek bir KDK, toprağın kalsiyumu adsorbe etme ve tutma kapasitesinin daha yüksek olduğunu ve dolayısıyla daha yüksek kalsiyum kullanılabilirliğini gösterir.


KİREÇLİ TOPRAKTA KALSİYUM EKSİKLİĞİNİN SEBEBİ.

Araştırmalar, toprak ya da kil sentetik olarak sodyuma doymuş olduğunda ve CaCO3 yokluğunda, kalsiyum eksikliğinin bitkilerin zayıf büyümesinden sorumlu olabileceğini göstermiştir.  Değişebilir sodyumda yüksek doğal olarak bulunan alkali toprakların, CaCO3 mevcut olmasına rağmen bitkiler için yeterli miktarda kalsiyum tedarik etmeyebileceğini gösteren kanıtıdır. Kalsiyumsuz topraklarda kalsiyum eksikliği için gereken koşullar yüksek oranda sodyum doygunluğu (% 40 veya daha fazla) gibi gözükmektedir. Kireçli topraklarda yüksek bir pH değeri (9 veya 9.5’in üstünde) ilave ön şart gibi gözükmektedir. Bu koşullar altında toprak kalsiyumunun çözünürlüğü genellikle çok düşüktür.yapraklardaki kalsiyum seviyeleri yaprak yaşının bir indeksi olarak kullanılırKalsiyum düşük topraklar genellikle borda düşüktür, çünkü,Düşük kalsiyumun nedeni, Kalsiyum stres bozuklukları, sıklıkla bor eksikliği bozukluklarıyla ilişkilidir. İkisini de düzeltmek için bir düzeltme yapılmalıdır.

Unutlmamalı Kireçli toprakların önemli bir özelliği, yağış oranının düşük olduğu bölgelerde gelişmesi ve verimli olması için sulanmasıdır.

KİREÇLİ TOPRAKLARDA GÜBRELEME.

Nitrifikasyon: amonyumun (NH 4 + ) nitrat (NO 3  ) toprak bakterileri tarafından dönüştürülmesidir. Nitrifikasyon hızı, pH değerleri 7 ile 8 arasında olan topraklarda en hızlıdır ve azalan pH değerleriyle azalır. Amonyum gübreleri nitrifikasyon sırasında protonları serbest bıraktıklarından pH’ı düşürür:

2NH 4 + + 3O 2  2NO3  + 8H +

Amonyum gübreleri, toprak asitleştirici olarak yan etkisi nedeniyle çok az alkali topraklarda (pH 7-7.5) nitrat gübreleriyle karşılaştırıldığında daha üstüntür.Amonyak buharlaşması: NH4 + ‘ nun amonyak gazı (NH3)’ e çevrilmesi yoluyla N’nin atmosfere kaybolmasıdır.Bazik koşullarda, NH4 + , buharlaşmayla kaybolabilen NH3 oluşturur.

Kireçli (kalkerli) topraklarda beslenme bozuklukları


Kireçli topraklarda bozulmuş beslenme belirtileri kloroz ve bodur büyümedir. Kireçli toprakların potansiyel verimliliği, yeterli su ve besin maddelerinin temin edilebildiği yerlerde yüksektir.
Topraklarda geçirimsiz bir sert tabaka (petricalcip horizon) bulunduğu zaman, sert tabaka kırmak için derinden sürülmelidir.Meyve bahçesi yapılacaksa,dikimden önce mutlaka liper çekilmelidir.dikim yapılmışsa,bir yıl arayla sıra atlamalı liper çekilebilir. CaCO 3 varlığı azot, fosfor, magnezyum, potasyum, manganez, çinko, bakır ve demirin kimyasını ve mevcudiyetini doğrudan veya dolaylı olarak etkiler Etkin bir drenaj sistemi kurulmalıdır.kireçli topraklar genellikle düşük organik madde içeriğine sahip olup,azot içermezler.Bu yüzden hasada 15 gün kalana kadar azot uygulaması yapılabilir.Amonyak azotu ile üre yüzeyde bırakılmamalıdır.Buharlaşmayla amonyak kaybolur.Fosfor , genellikle kalkerli topraklarda bulunmaz. Uygulanacak miktar, toprak yetersizliğine ve mahsul şartlarına bağlıdır.


Aşırı uygulanan fosfor çinko veya demir eksikliğine neden olabilir. Kireçli topraklar üzerinde etkili olmak için, uygulanan fosfor gübresi suda çözünen formda olmalıdır. Fosfatın bant uygulaması toprak temasını en aza indirecektir.Serpme uygulamasıyla karşılaştırıldığında daha etkilidir. Çimlenme zamanında uygulama çoğunlukla bitki büyümesinin daha genç aşamaları sırasında fosfora ihtiyaç duyulduğundan daha uygun bulunmuştur.Kireçli topraklarda genellikle mikro besin ögeleri Zn, Mn ve Cu eksiklikleri, yüksek ve yaygındır,özellikle çinko ve demirden yoksundurlar . Çinko eksikliği, özellikle yoğun verimli ekim sistemleri altında, mısırda daha belirgindir. Çinko sülfat etkili bir çinko kaynağıdır ve kullanımdaki en popüler formdur. Toprak uygulaması için çinko sülfat yayılır ve toprağa dahil edilir. Bir tek uygulama birkaç yıl sürer. Meyve ağaçlarında yapraktan çinko uygulamaları yapılır. Hayvan gübresinin ağır uygulamaları, demir ve çinko eksikliğini önlemede yardımcı olur.Çinko ve MN eksiklikleri şelatlı gübrelerin yapraktan uygulanması ile düzeltilebilir. Yeterli K besleme ve organik madde uygulaması, mikro elementlerin kullanılabilirliğini artırabilir.Toprak asitleştirici olarak işlev gören kükürt ürünleri, topraktaki pH’ı düşürerek kalkerli topraklarda besin madde kullanılabilirliğini potansiyel olarak artırabilir. Birçok durumda, yüksek oranlarda tekrarlanan uygulamalar ve sonuçların gözlenmesi için uzun bir aralık gerektiğinden, ekonomik değildir.Kireçli toprakların önemli bir özelliği, yağış oranının düşük olduğu bölgelerde gelişmesi ve verimli olması için sulanmasıdır. Az miktarda organik madde ve yüksek CaCO 3 konsantrasyonuna sahip marjinal çöl toprakları, toprak çözeltisindeki besin maddelerini damla sulama yoluyla besleyerek yüksek tarımsal değere sahip olabilir.