TARIMDA OZON GAZI KULLANIMI


Ozon Gazının tarımda Kullanımı:

Ozon oksijenden çok farklı kimyasal ve toksikolojik özelliklere sahip zehirli bir gazdır.Bu kimyasal özellik yüksek konsantrasyondaki ozonun, organik bileşiklerle reaksiyon vermesini sağlar. Amerika Birleşik Devletlerindeki EPA, OSHA, USDA ve ACGIH kuruluşları, 0,10 ppm miktarındaki ozon seviyesine 8 saat süreyle kalmanın hiçbir yan etkisi olmadığını tespit etmiştir.Ozon gazı, soluduğumuz havadan ya da saf oksijenden elde edilir. Kararsız yapısı nedeniyle görevini tamamladıktan sonra tekrar hammaddesi olan oksijene dönüşür.Kalıntı bırakmayan doğal bir dezenfektan oluşu ve sürekli teneffüs edilmediği taktirde insan sağlığına zararlı değildir.Tarımda kullanımı ;
Bölgesel dezenfeksiyonda
Topraklı tarım uygulanmasında
Topraksız tarım uygulanmasında
Mantar Yetiştiriciliğinde
Çimleme Odalarında
Sera Çiçekçiliğinde
Fide Yetiştiriciliğinde
Tohum üretiminde
Sisleme Hattında
Ozon gazına 2000 yılında FDA (Dünya Sağlık Örgütü) ve USDA (Amerika Birleşik Devletleri Tarım Dairesi)  hem sulamada hem de havalandırmada ozona onay vermesi, tarım sektöründe güvenilirliği konusunda verilen  uluslar arası belgedir.kimyasal kalıntı bırakmaması, su ve topraktaki oksijen oranını arttırılmış olması  toprağın ve ürünün en sağlıklı şekilde yetişmesini sağlamaktadır.
Ozonun Ömrü
Ozon gazı bulunduğu ortama göre tekrar oksijene dönüşür. +20 C 4 SAAT oksijene dönüşür.
Ozon gazı bu sebepten depolanamaz, uygulanacağı yerde ve üretilmeli ve zamanında uygulanmalıdır.

Ozonun günümüzde başlıca kullanım alanları
Ortam havası temizleme
Suların dezenfeksiyonunda
Yüzme havuzlarında ozon
Tat, renk, bulanıklık ve koku gideriminde
Ağır metallerin uzaklaştırılmasında
Bakteri ve virüslerin dezenfeksiyonunda
Gıda depolamada ozon
Tavukçulukta ozon kullanımı
Marketlerde ve manavlarda ozon kullanımı
Kırmızı et işleme tesislerinde ozon kullanımı
Yemek fabrikalarında ozon kullanımı
Soğuk hava depolarında ozon
Konteynır dezenfeksiyonunda ozon kullanımı
Seralarda ozon kullanımı
Ozon gazının balık yetiştiriciliğinde kullanımı
Hava ile bulaşan hastalıkların gideriminde
Gıda endüstrisinde şişe ve yemek kaplarının dezenfeksiyonunda
Soğuk hava depolarında
Veterinerlik ve hayvancılıkta enfeksiyon giderilmesinde
Aflatoksin arındırılmasında
Gıda ve havada kükürt giderilmesinde
Klima sistemlerinde
İnsan kanında bulunan virüs gideriminde
Zayıflamada
Cilt hastalıklarında
Virüslerin sebep olduğu hastalıklarda
Dolaşım bozukluklarında
Kronik yorgunlukta
Akne, sedef dirençli mantar gibi cilt hastalıklarında
Migren ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklarda
Zor iyileşen enfekte yaralarda
Hastane,hava alanı,otel,hamam gibi klimalı sistemi olan yerlerde
Havalandırma, boyler, soğutma kuleleri, nemlendirme sistemlerinde ölümle sonuçlanan LEJYONER hastalığının yok edilmesinde vb.
Ozon Yanıcı değildir. Ancak Yanma olayını kuvvetle destekler Ozon kararsız bir gazdır ve normal koşullarda oksijene  ayrışır. Ancak demir, bakır, krom gibi elementlerin bulunduğu bir ortamda yüksek sıcaklıkta patlayıcı olabilir.
Ozon teknolojisi sayesinde küf, mantar, zararlı bakteriler gibi insan sağlığını olumsuz etkileyen maddeler  ortamdan arındırılarak daha temiz ve daha sağlıklı bir yaşam alanı sunmaktadır.
Ozon jeneratörlerinde ozon üretim yöntemi olarak "corona – discharge" yöntemi kullanilmaktadir.
Elektrodlarla sabit elektrik akimi verilerek elektronlari hizlandirmak suretiyle kinetik enerji kazandirip, oksijen molekülündeki çift bag parçalanarak bu islem sonunda açiga çikan iki oksijen atomu; ozon olusturmak üzere  diger oksijen molekülü ile tepkimeye girer.Alkali metal iyonları ozon ile reaksiyona girmezler. Ozonun bu özelliği,  sanayide sulardaki demir ve manganı en düşük seviyelere indirmede sıkça kullanılır.
OZONUN SUDAKI ETKILERI;
Oksidasyon potansiyelleri (volt); 2,07
Dezenfeksiyon bakteri,virüs; Çok iyi
Çevre dostu ; Evet
Renk giderimi; Çok iyi
Kanserojen olusumu; Yok
Organizma oksidasyonu; Yüksek
Mikro folikulasyon ; Orta
pH Etkisi ;Düsürür
Su yari ömrü ; 20 dakika
Deri toksisitesi ;Orta
Solunum toksisitesi ;Yüksek
Çözünürlülük ;Yüksek
Kurulum maliyeti ; Yüksek
Aylik kullanim maliyeti ; Düsük
Ozunun havada sıcaklığa bağlı yarılanma süresi
-50 C 3 AY
-35 C 18 GÜN
-25 C 8 GÜN
+20 C 3 GÜN
+120 C 1.5 SAAT
+250 C 1.5 SANİYE
Ozonun suda sıcaklığa bağlı yarılanma süresi
15 C 30 DAKİKA
20 C 20 DAKİKA
30 C 12 DAKİKA
25 C 15 DAKİKA
35 C 8 DAKİKA
OZONA DAYANIKLI MALZEMELER
MALZEME DİRENCİ MÜKEMMEL OLANLAR;
CAM,CPVC,BUTYL,CHEMRAZ,DURLON 9000,EPDM,EPR,PASLANMAZ ÇELİK(316),KALREZ,SLİKON PASLANMAZ, ÇELİK(304),TEFLON,TİTANYUM,FLUROSLİKON,PLEXİGLASS,SANTOPREN,VAMAC
MALZEME DİRENCİ İYİ OLANLAR;
ABS PLASTİK,BRONZ,LDPE,ALİMİNYUM,PVC,BAKIR,EPOKSİ,PİRİNÇ
MALZEME DİRENCİ ORTA OLANLAR;
DEMİR,NEOPREN
MALZEME DİRENCİ ZAYIF OLANLAR;
ÇELİK,LASTİK,MAGNEZYUM,NAYLON,ÇİNKO
Ozon insan sağlığına zararlı mıdır?
AEPA(American Environmental Protection Agency) ozonla temas edecek insanlar için güvenlik sınırını tespit etmiştir. Bu seviyeler ozon maruz kalma standardı olarak dünyanın pek çok yerinde kabul görmüştür.Maruz kalma seviyesi iki kısma ayrılır.
1.Uzun dönem maruz kalma seviyesi(LTEL)-insanların ozonla temasının 8 saatlik bir sürede 0,1 ppm den fazla olmaması  kabul edilebilmektedir. Bu seviyeye günde 8 saat maruz kalan bir kişide hiçbir ters etki görülmez.
2.Kısa dönem maruz kalma seviyesi(STEL): İnsanlar için 0,2 ppm lik bir ozon seviyesine max.15 dakikalık bir temas  süresi kabul görmüştür. Yine eğer bir kişi her gün 15 dakika süre ile 0,2 ppm.lik bir ozona maruz kalıyorsa hiçbir ters  etki oluşmaz.
Sözkonusu 0,1 ppm seviyesi insanların yaşam ve çalışma alanlarında sürekli üretilebilecek bakiye ozon seviyesidir. Böyle bir ozon seviyesi sürekli ozonlamayı gerektirir. Buna karşılık Yüzme havuzlarında ve spa larda kullanılacak ozonun insan sağlığına hiçbir zararı yoktur.
Çevre Biliminde Ozon – Ozon’un insana etkisi, Ozon’un zararları
Çevre kirliliği çok olan şehirlerde ve sanayi bölgelerinde ozon, azot dioksitin (NO2) ışılkimyasal ayrışmasıyla oluşur. Havadaki oranı belli bir eşiği aştıktan sonra zehir etkisi gösteren ozon bitki yapraklarında nekrozlara yol açar ve  fotosentez etkinliğini azaltır. Kükürt dioksit gibi hava kirliliğine yol açan öbür etmenlerle birleşerek etki  6gösterebildiği için çok az yoğunlukta bile, ekili alanlara verdiği zarar, tek başına verdiği zarardan daha fazla olur.  İnsanda mukoza tahrişine ve akciğer alveollerindeki esnekliğin azalmasına yol açar.
Kaynaklar: Büyük Larousse, Cilt 15, sf 9000
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta “Ozon da kolesterol gibi, iyisi de var kötüsü de” alttaki linkten ilgili yazıyı okuyabilirsiniz.
http://www.iyibilgi.com/artikel.php?artikel_id=11109

 

 

Elma sirkesi yapımı:


Elma Sirkesi Yapımı
Malzemeler;
2 kg elma, 5 litre kaynak suyu ya da 2 saat agzı açık bekletilmiş şebeke suyu(şebeke suyunu 2 saat
açıkta bıraktığınızda içersindeki klor uçacaktır, 2 yemek kaşığı bal ya da şeker,
1 tatlı kaşığı kaya tuzu, 1 yemek kaşığı kadar nohut, 1 çay bardağı sirke
Hazırlanışı;

Elmaların, çekirdekli kısımları ile saplarından ayıklayın.
Mümkün olduğu kadar küçük parçalara ayırın.
Geniş ağızlı çam bir kaba alın.
Üzerlerini geçecek kadar arıtılmış yada ağzı açık en az 2 saat beklemiş şebeke suyu ekleyin.
Mayalık 2 kg elma için 1 çay bardağı elma sirkesi ilave edin.
2 yemek kaşığı bal yada şeker ilave edin.
1 tatlı kaşığı kaya tuzu ile 1 yemek kaşığı noğutu ilave edin.
Üzerine bir tülbent örtüp bir lastikle bağlayın.
Güneş görmeyen serin ve loş bir ortama kaldırın.
Başlarda her gün, ileriki haftalarda gün aşırı karıştırın.
Ekşi ekşi kokmaya başlayana kadar bekletin.
60-70 gün sonra tülbentten süzüp bir cam şişeye alın.
Serin ve loş bir yerde bekletin beklettikçe kalitesi ve keskinliği artacaktır.
Elma sirkesini bazı mikroorganizmaları öldürmek için kullanabilir, elma sirkesi çok iyi bir koku giderici ve
dezenfekte edicidir. Koku gidermek istediğiniz yerlerde elma sirkesi kullanılabilir.

Drosophila suzukii (Diptera: Drosophilidae) kanadı benekli sirke sineği

Dişisi,           ovipositor ,     Erkeği


Drosophila suzukii (Diptera: Drosophilidae),Drosophila veya pomace sinekleri,aşırıolgunlaşmış  veya çürümüş meyve ve sebzelerle birlikte yaygın olarak bulunan küçük böceklerdir. Drosophila cinsinde yaklaşık 1.500 bilinen tür vardır (Markow ve O’Grady 2006). Drosophila sineklerine bazen küçük meyve sinekleri denir. Ancak, gerçek meyve sinekleri Tephritidaeailesine aittir.Aynı zamanda yaygın ve sıklıkla önemli tarım zararlılarıdır (Green 2002). Drosophila sineklerinin büyük çoğunluğu çürümüş veya aşırı olgunlaşmış meyvelerle
ilişkilidir ve sıkıntı yaratan zararlılardır. Bununla birlikte, benekli kanatlı Drosophila suzukii (Matsumura) gibi birkaç tür, olgunlaşmamış meyveleri enfekte edebilir ve zararı ekonomik öneme sahiptir. İlk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde Ağustos 2008’de
tespit edilen Drosophila suzukii, meyve mahsulleri için ciddi bir tehdit haline gelmiştir.bu tür istilacı, poliphagous türlerden biridir Dünya çapında meyve ve çilek çiftçileri için yeni bir bela olmuştur.Dişiler son derece verimlidir ve günde 25’den fazla yumurta bırakabilir,
ömür boyu toplamda 195-400 adet yumurtalar. Drosophila suzukii yetişkinleri kırmızı gözlerle küçük (3-4 mm) sarımsı kahverengi
sineklerdir.Yetişkinlerin karnında siyah bantlı soluk kahverengi veya sarımsı kahverengi bir toraks vardır. Antenler kısa ve dallıdır.
Erkeklerin her kanadın ön kenarı boyunca belirgin bir karanlık nokta vardır. Lekesiz erkekler de mümkündür, ancak bu alanda nadiren görülür
Ek olarak, erkeklerde, kadınlarda bulunmayan her bir tarsus üzerinde iki sıra tarak bulunur.Dişiler, meyve cildine nüfuz ettikleri tırtıklı
bir ovipozitöre sahiptir. Tırtıklar, ovipozitörün geri kalanından daha koyudur (Kanzawa 1939, Walsh ve ark. 2011).



Larvalar;
Larvalar siyah ağız parçaları ile sütlü beyaz ve silindiriktir. Vücut anterior posterior spiracles ile konik olarak koniktir. İlk instar larvaları yaklaşık 0.07 mm uzunluğundadır. Bir miktar meyve tükettikten sonra larvaların iç organları görülür. Larva gelişimi meyvenin içinde meydana gelir ve pupadan önce üç adet instar ile gelişir. Olgun larvalar 6 mm’ye kadar büyüyebilir
Pupa;
Pupa, silindirik,kırmızımsı kahverengi ve sonunda iki küçük çıkıntıya sahiptir. Yaklaşık 2–3 mm uzunluğundadır. Yavru ya içeride ya da meyvenin dış kısmında oluşabilir.Drosophila suzukii üzerindeki derece-gün modelleri, tüm yaşam döngüsünün (yumurtadan dişi yumurtaya kadar) 12 ila 15 gün içinde18.3 ° C’de (65 ° F) veya 21.1 ° C’de bir haftadan daha az bir sürede tamamlanabileceğini göstermektedir.Bir dişi, yumurtlama alanı başına
yaklaşık bir ila üç yumurta bırakır. Yumurtalar tek olarak serilir ve meyvelerde rastgele dağıtılır. Aynı meyvelerde larvaların birden fazla manşonu mevcut olabilir çünkü dişiler aynı meyvede oviposit olabilir
Hasar;
Meyve istilası başlangıçta ovipozitif dişilerin bıraktığı meyve yüzeyindeki izlerden (batma) ortaya çıkar. İlk yumurtlama alanı battılardır.
Hasar, esas olarak, meyve etinin kahverengi ve yumuşak etini döndüren meyve posası ile beslenen larvalardan kaynaklanır. Daha büyük larvalar meyve içinde nefes delikleri açar. Infested meyve, beslenme sahası etrafında çok hızlı çökmekte ve küf veya ikincil
enfeksiyonlara bağlı olarak çürümektedir. D.suzukii yetişkinleri kiraz, ahududu, incir,çilek ve yaban mersini gibi çok sayıda meyve endüstrisinde ekonomik zarara yol açmaktadır. D.suzukii Yapraklara yönelen bu farklı davranışsal tercih, ß-siklo- sitral ile bağlantılı gibi görünmektedir. D. suzukii için önemli morfolojik adaptasyonlardan biri taze meyvenin içine nüfuz etmek ve
meyve yüzeyinin altında tek yumurtalar eklemek için testere benzeri bir harekette kullanılabilecek genişlemiş ve ağır sklerotize bir ovipozitördür.Maya, sirke veya şarabın bileşenleri gibi yaygın fermantasyon yemleri kullanarak bir kısmı başarı ile yok edilebilir.



D. suzukii’yi yakalamak ve izlemek için çok sayıda araştırma çalışması yapılmıştır. Meyve gelişiminin kızarık kırmızı fazı sırasında (isopentil asetat;Baskın bir meyve kokusuna sahip bir sıvı olan Izoamil asetat, bir cok meyve aromalarında bulunur.
Muz aromasının esas maddesi olması nedeniyle muz kokusu denir.) saptamaya başladığında zarar eşiği başlamaktadır..Bu gelişmekte olan meyvenin meyve gelişiminin kızarık kırmızı fazının başlangıcına kadar D. suzukii tarafından tespit edilen dramatik koku alma
işaretleri üretmediğini gösterdiğimiz gerçeğiyle desteklenmektedir Ayrıca, ß-siklokatın bileşiğinin çoğunlukla alg veya maya ile ilişkili olduğu da belirtilmelidir.Benekli kanat drosophila dişi, olgunlaşmış ve olgunlaşmamış meyveye, geniş ovipozitörünü tırtıklı
kenar ile cilde nüfuz eder. Sıvı cezbedici,Drosophila sineklerini izlemek için kullanılan kova tarzı kapanlar veya kuart konteynırları etkili bir şekilde kullanılabilir. Maya, şeker ve su karışımları; meyve püresi, elma sirkesi veya şaraptan damıtılır; 1: 22: 5 oranlarında etanol,
asetik asit ve feniletanol Drosophila suzukii popülasyonlarının izlenmesi için güçlü yemlerdir. Bununla birlikte, maya-şekerli su karışımları ile karıştırılan tuzaklar, yem malzemesinin berrak rengi nedeniyle sineklerin kolay tanımlanmasını kolaylaştırır.
Bir yüzey aktif madde olarak küçük bir damla bulaşık sabununun eklenmesi veya tuzakların içine bir yapışkan kartın yerleştirilmesi, tuzaklara daha önceden girmiş olan sinekleri tutabilmek suretiyle tuzak verimini arttırır. Tuzaklar, alandaki serin ve gölgeli alanlar
altında kullanıldığında en iyi performansı gösterir.% 40 elma şarabı sirke % 10 ,Şekerli şurup % 4 (iki yemek kaşığı) ve % 46 su ile oluşturulur.Şüphesiz D. suzukii ciddi bir zararlıdır.Yayılmasını önlemek için yeterince etkili ve pratik uygulanabilir önlemler yoktur.



Sinek invazyonunun ilk yıllarında yoğun kimyasal kontrol kullanılmıştır. Ancak şu anda mevcut olan böcek ilaçlarının çok etkili
olmadığı bulunmuştur. Kimyasal olarak birleştirilecek yeni bir zararlı, aynı zamanda gerçek biyolojik ve entegre bir tehdittir.Ev sahibi bitki üreme için uygun değilse, D. suzukiio, ormanın kenarına ve daha az yükseklikte,çimenlerin yakınında uçmayı tercih ediyor. Ev sahibi bitki uygun olduğunda (örneğin olgun kirazlar), D. suzukii geçiş yapmakta ayrıca meyve bahçelerinin hacmini keşfetmek için meyve bahçelerini yatay ve dikey olarak kolonize eder.Drosophila suzukii bir kaç km uçabilmektedir. Kiraz meyvesi içinde Drosophila suzukii larvasının varlığının tespitinde tuzlu su solüsyonu kullanılır.Bunun için;tesadüfi olarak toplanan 30 adet sağlam
meyve plastik poşet içerisine konulur.İçerisine 4 bardak su ve 1/4 ölçü tuz konur 10-15 dk beklenir ve larvaların su içinde yüzmeye başlaması takip edilir.sirke tuzakları bahçenin kenarları boyunca, 1 sıra ve en fazla 5 metre aralıkla tuzaklar asılır. Aynı bahçe içindeki diğer ağaçlara ise, ağaç başına 4-5 adet sirkeli tuzak asılarak zararlının mücadelesinde kitle halinde tuzakla
yakalama yöntemi uygulanır.Bu işleme yıl boyu devam edilir.
Kültürel kontrol.
Sineklerin daha fazla yayılmasını önlemek için iyi saha sanitasyonu önemlidir. Nüfus birikimini en aza indirmek için olgun meyveler sık sık alınmalıdır. Tüm hasarlı meyveler tarladan çıkarılmalı ve kapalı kaplarda gömülüp imha edilmelidir. Drosophila sinekleri zayıf flierlerdir fakat istila edilmiş meyvelerden veya rüzgardan kolayca yayılır. Bu nedenle, tüm yakın meyve kaynakları sinekleri ortadan kaldırmak için yönetilmelidir

Biyolojik kontrol.

Braconidae ve Cynipidae  familyasından alınan parazitoitler, Drosophila suzukii’nin potansiyel biyokontrol ajanlarıdır. Orius insidiosus‘ un sadece Drosophila suzukii ile beslendiği bildirilmiştir. (Kanzawa 1939, Dubuffett ve ark. 2009, Walsh ve ark. 2011).
Bununla birlikte, Drosophila suzukii’nin yönetiminde yararlı organizmaların rolü tam olarak tespit edilmemiştir (Walsh ve ark. 2011).
Ülkemizde de mevcut olan Anthocoris nemoralis ve Orius levigatus https://yandex.com.tr/gorsel/search?text=Orius%20levigatus gibi predator türlerin zararlının biyolojik mücadelesinde zararlı populasyonunun azaltılmasında etkili olabileceği literatürde bildirilmektedir.

Kimyasal kontrol.
Diğer Drosophila sineklerine karşı etkili insektisit spreyleri de Drosophila suzukii yetişkinlerine karşı etkilidir. Bununla birlikte, Drosophila suzukii’nin meyveyi olgunlaştırma tercihi, daha kısa hasat öncesi aralıklarla kimyasalların kullanılmasını gerektirmektedi
Avrupa’da biyolojik kontrol araştırması, pupa aşamalarında benekli kanat drosophila’sına karşı etkinliğini gösteren iki paraziter yaban arısı türünü ortaya çıkarmıştır: Pachycrepoideus vindemmiae ve Trichopria cf. drosophilae.Benekli kanat drosophila’s ovipositor
skarlarının anlatı işareti bu kirazda gösterilmiştir. Diğer meyve sinekleri yumurtalarını hasattan sonra olgunlaşmış meyvenin yumuşak eteğine bırakırlar, benekli kanat drosophila ise bitki üzerinde hala büyüyen kirazlar, yaban mersini ve taş meyveleri üzerinde daha
sert bir cilde nüfuz edebilir.Çoğu Drosophila spp. Gibi, Drosophila suzuki’deki üreme hızlıdır. Toplam yaşam döngüsü, iklim koşullarına bağlı olarak bir ila iki hafta içinde tamamlanabilir (Kanzawa 1939). Yetişkin yaşam süresi yaklaşık üç ila dokuz haftadır. Ancak,
sezonun sonlarında ortaya çıkan sinekler kışı geçirir ve daha uzun yaşayabilir. Japonya’da, sinek 10 ila 13 jenerasyon üretir (Kanzawa 1939). Sinekler, California iklim koşullarında yılda 10 jenerasyona kadar hayatta kalabilirdi (Walsh ve ark. 2011). Yumurta, larva ve pupa aşamaları sırasıyla 1–3, 3–13 ve 4-5 gün sürmektedir (Kanzawa 1939). Drosophila suzukii üzerindeki derece-gün modelleri, tüm yaşam döngüsünün (yumurtadan dişi yumurtaya kadar) 12 ila 15 gün içinde 18.3 ° C’de (65 ° F) veya 21.1 ° C’de bir haftadan daha az bir sürede
tamamlanabileceğini göstermektedir Yetişkin dişiler pupa evresinden çıktıktan sonra eşleşmesi 1.5 güne kadar sürer ve dört gün içinde her dişi 70 ila 200 yumurta bırakır.
Diğer meyve sineklerinden farklı olarak, lekeli kanat drosophila’nın yumurtayı yumurtlamadaki cildin delinmesine izin veren sert bir ovipozitör vardır. “Bugüne kadar, ahududu en büyük risk altındadır, bunu kirazlar izlemektedir. Yaban mersini ve üzümleri daha az hassastır, çünkü derileri daha esnektir ”
Benekli kanat drosophila ile ilgili kaygının başlıca nedeni, bu haşerenin ürettiği hız ile ilgilidir.

 

AMİN,NİTRAT VE NİTRİT in sağlığımıza etkileri.


Aminler bazik bileşiklerdir.Aminlerin kendilerine has, kuvvetli, kötü
kokuları vardır ve toksiktirler.
• Amonyak, balık, idrar, çürüyen et ve sperm kokuları aminlerden oluşur.
• Pek çok biyolojik etkinlik amino asitlerin parçalanması sonucu aminleri
oluşturur(deaminasyon).Küçük moleküllü alifatik aminler amonyak gibi kokar,
orta büyüklükteki alifatik aminler çok kötü kokuludur, büyük moleküllü alifatik
aminler ve aromatik aminler hafif kokulu bileşiklerdir. Normal şartlarda,
metilaminler (metil-, dimetil- ve trimetilamin) ve etilamin gaz, diğer aminlerin
çoğu sıvı haldedir;bazı büyük moleküllü veya hidrojen bağları yapabilen
sübstitüentleri içeren aminler ise katıdır.
• Gaz aminlerin karakteristik bir amonyak kokusu vardır.
• Sıvı aminlerin kendilerine has “balığımsı” bir kokuları vardır.
• Çoğu alifatik amin hidrojen bağı kurma yeteneğinden dolayı suda çözünebilir.
Karbon atomu sayısı arttıkça çözünürlük azalır Nitrozamin ve Nitrozamid
(N-nitrozo bileşikleri) N nitrozasyon denen bir işlemle oluşur.
• Besin yoluyla alınan nitrit ve nitratın neden olduğu nitrozamin oluşumu askorbat ,erithorbat,Tokoferoller tarafından engellenir.  
askorbat: Sodyum askorbat ve potasyum askorbat olmak üzere iki adet tuzu olan askorbik asit,
erithorbat;  E316 Sodyum eritorbat. Sodyum iso-askorbik asit. Kaynağı: Eritorbik asidin sodyum tuzu, C vitamininin sentetik izomeridir
Tokoferoller: ısıya karşı oldukça dirençlidir fakat kolayca okside olabilirler. E Vitamini (Dl-Alfa Tokoferol); Yağda çözünebilen bir antioksidandır.
• Yüksek düzeyde nitrozamin (formülü NH2NO) oluşumu kanser yapıcı özelliktedir. insan vücudundabulunan sekonder aminlerle tepkimeye girerek kanserojen olan nitrözaminleri oluşturur. Clostridium cinsine ait patojen bakteriler olmak üzere diğer bazı patojenlerin gelişimini engellemek ve ürüne özgü tat oluşturmak üzere nitrat ve nitrit et ürünlerine katılmaktadır.Sulardaki nitrat ve nitrit su kalitesinin göstergesidir.Topraktaki azot seviyesi yüksek olduğunda bu bölgelerde yetiştirilen sebzeler yüksek nitrat içeriğine sahip olmaktadır.
Gıdalardaki nitrat ve nitrit seviyesinin artması toplumlarımız açısından çok ciddi bir sağlık sorunudur.Bu nedenden ürünlerimizi yetiştirirken azotlu gübrelemeye dikkat edilmeli, hatta azotlu gübreleme izlenebilir olması gereklidir. Nitrat redüktaz enzimi molibdene bağlıdır. Yetiştiği toprakta molibden veya potasyum eksikliği varsa o bitkiler daha yüksek nitrat içeriğine sahiptir. Gübre uygulaması hasattan kısa bir süre önce yapılınca nitrat düzeyi artmaktadır.



Meyvelerde nitrat ve nitrit oldukça düşük düzeylerde bulunmaktadır. Genelde nitrat 10 mg/kg’ın altında, nitrit ise 1 mg/kg’ın altında bulunmaktadır. Diğer meyvelerden farklı olarak çilekte nitrat içeriği 100 mg/kg’ın üzerinde bulunmuştur.Askorbat, nitriti tutarak kanserojenik nitrözaminlerin oluşumunu engellemektedir. Sebzeler gelişimlerini devam ettirmek için gerekli olandan daha fazla nitrat absorbe ederlerse nitrat birikimi meydana gelmektedir. Ispanak, marul, brokoli, lahana, kereviz,turp ve pancar gibi bitkilerin nitrat biriktirme eğilimleri fazladır. Havuç, karnabahar, patates, fasulye ve bezelye gibi sebzeler ise seyrek olarak nitrat biriktirme eğilimindedir Yapılan çalışmada suda kaynatma ile nitratın %47-56 oranında azaldığı belirlenmiştir. Dört dakika haşlamada, 2 dakika haşlamaya göre analiz edilen bileşiklerde önemli düzeyde azalma tespit edilmiştir.Genel olarak su kullanılarak yapılan bazı işlemler (yıkama, haşlama)nitrat ve nitrit miktarını azaltmaktadır. Bunun nedeni olarak nitrat ve nitritin suda çözünmesi ve haşlama suyu ile beraber uzaklaştırılması gösterilmektedir.Yapılan analizler sonucunda konserve yapma işleminin dondurma işlemine göre daha iyi bir koruma yöntemi olduğu belirlenmiştir. Bir yıl depolama sonunda konserve ürünler daha az nitrat ve nitrit içermektedir. FAO/WHO 5 mg NaNO3 veya 3.65 mg NO3-/kg vücut ağırlığı değerlerini günlük alım için izin verilebilir değerler olarak belirlemiştir. Bu değerler nitrit için, 0.2 mg NaNO2 veya 0.133 mg NO2’dir. Sebzelerdeki nitrat ve nitritin başlıca nedenleri topraktaki organik maddeler, azotlu gübrelerin kullanımı,azotlu böcek ilaçlarının kullanımı ve kimyasal endüstriyel atıklardır.Sebzelerde ve sularda nitrat ve nitrit doğal olarak bulunmaktadır. Kürlenmiş et ürünlerine ve peynire ise dışarıdan koruyucu olarak katılmaktadır. Gıdalara uygulanan yıkama, haşlama, sterilizasyon, dondurma gibi teknolojik işlemler ve depolama süresi nitrat ve nitrit miktarını farklı şekillerde etkilemektedir. Ayrıca bitkisel gıdaların hasat zamanı, yetişme koşulları (sulama,toprak, gübre kullanımı v.b.), ürünün yapısı ve çeşidi nitrat ve nitrit miktarını etkilemektedir. Nitrat ve nitrit insan sağlığına olan olumsuz etkilerinden dolayı gıdalarda bulunması istenilmeyen bileşiklerdir.