ORGANİK YAŞAM.

Doğal çiftlik fikri son yıllarda rağbet görmekte.Birde organik ürüne olan rağbet tarımla uğraşanların yeni anlayışlar ve yeni uygulamalar arayışına itti.Tıpkı Atalarımız gibi. Bunun hızla artan insan nüfusuyla birlikte, yaşanabilir olduğunu, bize yaşayarak anlatan bazı kimseleri tanımak gerek.Bunlardan bazılarını sizlere kısaca aktarmak isterim.

Masanobu Fukuoka

Fukuoka, yaklaşık yirmi beş yaşındayken bir sabah, gündoğumu Yokohama Körfezi’ne bakan bir set üzerinde otururken bir ilham geldi. O doğanın olduğu gibi mükemmel olduğunu gördü. Sorunlar, insanlar doğayı iyileştirmeye ve doğayı insan yararına kesinlikle kullanmaya çalıştıklarında ortaya çıktığına inandı. Bu anlayışını başkalarınada açıklamaya çalıştı. Ancak anlayamadıklarında, aile çiftliğine dönme kararı aldı. Tarıma uygulayarak anlayışına somut bir örnek oluşturmaya karar verdi.Onun sebze yetiştiriciliği de bu fikri yansıtıyor. Bahçedeki narenciye ağaçları arasındaki boşluklarda sebze yetiştiriyor. Hangi sebzelerin hangi yerlerde iyi olacağına karar vermek yerine tüm tohumları bir araya getirip her yere saçar. Sebzelerin çoğu zaman beklemediği yerlerde kendi yerlerini bulmalarına izin verir. Sebzeler, kendilerini yeniden kuruyorlar ve her yıl bahçenin etrafında dolaşıyorlar. Sebzeler bu şekilde genetik olarak daha da güçlenir ve yarı avsız atalarına dönüşürler.

RUTH STOUT

Ruth 96 yaşına kadar bahçıvanlık yapmış bu konudaki deneyimlerini kitaplara dökmüş bir fikir insanı. Ruth bu yönteme “Yaradanın sistemi” dediği, doğal yaşam.İlk zamanlar o da herkez gibi toprağını sürdürdükten sonra ekmiş.Ancak sürecek kişinin gelmesini beklerken ekim dikim dönemi geçtiğinden,işler aksamaya başlar.Kendi deyimiyle “Kuşkonmaza gittim ve senin yetişmen için toprağı sürmek gerekmiyor , diğerleri için neden gerekiyor?dedim. Kuşkonmaz “sürme, git ek” dedi. Kuşkonmaz bu cevabı mantıklı birine söyleseydi “sen çok yıllık sın” cevabını alırdı, çünkü kuşkonmaz gül çalıları gibi her yıl yeniden çıkar. Fakat ben pek mantık yürütmediğimden , gidip tohumlarımı aldım ve ektim. Şimdi 35 yıl oluyor.”Bahçe mi sürmeden sebzelerimi malçlama ile topluyorum.

ERNST GÖTSCH


Ernsth sistemi tamamen doğrama-bırakma yöntemine dayalıdır. Yapılan budak meyve bahçemizin kök dibine bırakılır. Ernst, 1984 yılında Brezilya’da 1200 dk, içinde  su bulunmayan, toprağı tamamen kuma dönüşmüş araziyi satın alır. Ardından araziyi doğal bir halef sistemine göre tekrar dikerek -en sonunda alanı yeniden ağaçlandırarak- ve inanılmaz derecede biyo-çeşitliliği ve verimli bir çalışma grubuna dönüştürmeyi başarır. Bu çevresindeki mikroklimayı değiştirir. Bolca ağaç ekerek çok kısa sürede sentropik tarım yöntemiyle araziyi cennete çevirmekle kalmıyıp, bölgenin  su kaynaklarını bile olumlu etkilemeyi başarır. Ernst budamanın  ve malçlamanın verimliliği nasıl etkilediğini kısaca şöyle açıklar.Budama bitkinin kök faaliyetini artırır. Budama bitkide fotosentez hızını arttırır.Budama bitkinin büyümesini teşvik eder .Yeni sürgünler ve büyüme, bitkinin bakteriler ve funguslarla olan ilişkilerini güçlendirir, bu da daha güçlü ve verimli bitkiler demektir. Ernst, fosil yakıtları kesme konusundaki umutsuzluğumuzun yanı sıra, sera gazı emisyonlarını azaltmakla birlikte, daha iyi toprak yönetiminin karbonu saptamada ve biyo çeşitliliği teşvik etmede oynayabileceği role dikkatimizi çekmeyi başardı .Sözün özü bırakın akıllı olan sistem işini yapsın.Siz sadece ona yardımcı olun.

Bitkilerimizi soğuktan korumanın yolları.

Don zararı soğuk hava tabakası ile ilgilidir.Radyasyon yoluyla yeryüzünden atmosfere giden ısı kaybı bitkilerimizin, don zararı yaşamasına sebep olur.Teknik olarak atmosfere radyasyon ile giden ısı kaybını önlediğimiz sürece, zirai dondan sebze ve meyvelerimizi koruruz. Nasıl ki kendimizi  soğuktan koruyorsak, bitkilerimizide aynı mantıkla don olayından koruyabiliriz.

Don zararına karşı neler yapabiliriz.

.En önemlisi ekim ve dikimlerimizi, bölgenin hava durumuna uygun bitki ve bitki çeşidini seçmektir

.Arazimizde toprak işlemesinden ve toprağı gevşetmekten kaçınılmalı

.Su buharı püskürtülerek,yapay bir (bulut) sis oluşturmak

.Dumanla oluşturulan yapay bulutlar ile radyasyon kayıplarını önlemeye  çalışmak

.Kapalı alanlarda (sera) en kullanışlı yöntem, uygun ısıtma ekipmanları kullanmak

.Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten , siprink ve yağmurlama sulama

.Toprak sıkıştırılmalı,yabancı otlar sürülmeli ve yüzey sulamasıyla toprağın nemalı kalması sağlanmalı

.Toksik olmayan protein köpükleri kullanılabilir

.Don pervaneleri ile üst seviyelerdeki daha sıcak hava ile aşağıdaki daha soğuk havanın karıştırılması

.Çeşitli organik yada kimyasal preperatlar ile bitkinin giydirilmesi,kaolin kili gibi,

Unutmayalım ,yukarıda bahsedilen uygulamaların başarısı tamamen soğuğun şiddetine bağlıdır.Mutlaka ekim ve dikim yapacağınız bitki seçimini,bölgenizdeki ziraat mühendislerine danışarak yapınız.

 

sabun yapımı.




Sabun yapımında kostik miktarı ve Malzemeler,

300 gr sıvı yağı,100ml  su, bir yemek kaşığı kolanya, 40 gr  kostik, 1kg zeytinyağının sabunlaşması için   için, 134,5 gr kostik gerekir. Sabununuzun  cildi nemlendirmesi istiyorsanız yağınızı % 6 daha fazla hesap ederseniz, daha yumuşak bir sabun elde edersiniz.

Yapımı.

100 ml suda 40 gr kostik eritilir.Kostikli suyun sıcaklığı 40 C dereceye gelmesi beklenir, yağın sıcaklığıda 40 C dereceye getirilir. Kostikli su yağa gayet yavaş dökülerek güzelce karıstırılır.Karışıma Kolanya ilave edilir, karıştırmaya devam edilir.Krema kıvamı alınca kalıplara dökülür.24 saat sonra kalıplardan çıkarılıp soğutulur.Artık kullanıma hazırdır.

BİYOKÖMÜR(BİOCHAR) NEDİR.Biyochar, Aktif Karbon, Terra Preta,

(Biyochar, Aktif Karbon, Terra Preta), Biochar, biyokütlenin karbonizasyonundan elde edilen katı bir maddedir. Biochar toprak işlevlerini iyileştirmek ve doğal olarak sera gazı salınımına uğramış biyokütleden kaynaklanan emisyonları azaltmak amacıyla topraklara eklenebilir. Biochar ayrıca dikkate değer bir karbon izole etme değerine sahiptir Sürdürülebilir biochar, küresel ısınmaya karşı savaşmak için güçlü bir araçtır.karbonu sımsıkılaştırarak küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olabilir. Ayrıca azot oksit emisyonlarını azaltabilir.Topraklarda yüzlerce ile binlerce yıl boyunca karbon tutabiliyor.Üretilir iken oksijensiz ortamda yakılarak oluşturulmaktadır.Besin maddelerinin ve zirai kimyasalların toprakta tutulma oranını arttırarak su kalitesini ve miktarını geliştirir. Odun kömüründeki karbon bileşikleri, çözünebilir bitki besin maddeleri ile gevşek kimyasal bağlar oluşturarak yağmur ve sulama ile kolayca yıkanmazlar. Yoksul topraklara tek başına eklenen biochar bitkilere iyi fayda sağladığı görülmezken,kompost ve organik gübrelerle birlikte kullanıldığında, topraktaki besin maddelerini tutmaya yardımcı olurken, bitki büyümesini önemli ölçüde artırabilir.Daha fazla besin maddesinin, yıkanarak yeraltı suyuna sızıp kirliliğe neden olmak yerine toprakta kalmasını sağlar.Biochar ince taneli, yüksek oranda gözenekli bir odun kömürüdür. Amazon’daki  (terra preta) biochar açısından zengin koyu toprakların yoğun bir şekilde incelenmesi, biochar’ın toprak zenginleştirici olarak eşsiz özelliklerinin daha geniş bir şekilde takdir edilmesine yol açmıştır.Biochar, organik olarak zenginleştirilmiş topraktaki güç artışında hem organik madde hem de mikroorganizmaların artışında olumlu görülmektedir.
Bazı bilim insanlarına göre biochar toprak mikrobik aktivitesini uyarabilme yeteneğine sahip olduğu için toprağa eklenmesi, toprakta doğal olarak bulunan PAH’ın bozunumunu güçlü bir şekilde etkileyebilir.. Biochar’un emme kabiliyeti, PAH’ın biochar yüzeylere çekilmesi muhtemelen topraklardan PAH sızıntı oranını sınırlayacağı için, yer altı suyu kalitesinin perspektifinden yararlı olabileceği düşünülmektedir.
PAH nedir;açılımı Polisiklik aromatik hidrokarbonlar; ORGANİK KARBONLARIN OKSİJEN ORANI DÜŞÜK YADA OLMADIĞI BİR ORTAMDA TAM YANMADAN KARARTILMASINDA yan ürün olarak ortaya çıkar.PAH lar yanmayla oluşan yağ, kömür ve katran birikintilerinde bulunur.Bu bileşikler Biochar oluşumunda çok gözenekli biocharlara sımsıkı yapışmaktadır.Bu yüzden bazı bilim insanları tarafındanda,Toprağa biochar uygulaması insan sağlığı açısından zararlı olduğu düşünülmektedir.Hala tartışma ve araştırılma konusudur.Bu yanmayla ortaya çıkan KANSAROJEN olan PAH lar şunlardır.
Antrasen (An)             Krisen (Chr)
Asenaftelen (Anp)     Benzo[a]piren (BaP)
Asenaften (Ane)        Benzo[a]antrasen (BaA)
Naftalin (Np)             Benzo[b]floranten (BbF)
Fenantren (Phe)       Benzo[k]floranten (BkF)
Floren (Flr)                Benzo[g,h,i]perilen (BghiPy)’dir.
Floranten (Flu)         Dibenzo[a,h]antrasen (DahA)
Piren (Py)                  İndeno[1,2,3-cd]piren(IcdP)
Biochar’ın toprak mikrobik topluluklarının yapısı üzerindeki etkilerini ortaya koyan mekanizmaları tam olarak anlamak için daha fazla araştırmanın yapılması gerektiği açıktır.
Biochardan daha sağlıklı yararlanmak için yakma üzerine araştırmalar devam etmektedir. Yakın zamanda geliştirilmiş bir reaksiyon ortamı olarak CO 2’yi kullanan bir piroliz işlemi , biyokömürdeki PAH ve VOC'( VOC nedir;Uçucu organik bileşenler; ortam (dış ortam) havasındaki fotokimyasal reaksiyonlara katkıda bulunan karbon içeren bileşenleri işaret eder.)içeriğini kontrol etmek için potansiyel bir seçenek sağlamıştır. Birçok çalışma deneysel olarak CO 2 kahverengileştirilmiş termal parçalanma ve yoğunlaştırılabilir pirolitik yağda önemli bir düşüşe yol açmış PAH oluşumunu ciddi oranda engellemiştir.
Biochar ilavesinin PAH ve VOC’nin uzun süreli kalıcılığı veya biyoyararlanımı üzerindeki etkileri hakkında nispeten az şey bilinmektedir.
Biyolojik olarak değiştirilmiş topraklarda yetiştirilen bitkilerde PAH’ın biyolojik olarak birikimi, daha fazla araştırmayı gerektirir.
Sonuç olarak, çeşitli imalat yöntemleri ve çeşitli hammadde materyalleri ile üretilen biyokömürlerde üretilen biyolojik kökenlerde bulunan PAH’ların ve VOC’lerin bileşimlerinin, toprak biyolojisi ile olan etkileşimleri ve toprak öncesi ve yaşlanmanın biyokömürün etkisi ile birlikte tavsiye edilmeden önce iyice belirlenmesi gerekmektedir. Gelecekteki çalışmalar, biyokömür ile ilişkili PAH’lar ve VOC’ler için ve çoklu toprak ve iklim koşulları altında toprağın rolü de dahil olmak üzere tutma ya da bırakma mekanizmalarının daha çok araştırılması gerekmektedir.

BİYO GÜBRE

İN VİTRO laboratuvar ortamında ya da yapay koşullarda, kültürlerde bitki ıslah yolu ile sömürme gücü artırılmış genotiplerin geliştirilmesi sonucunda, topraktaki bitki besinlerinden daha çok yararlanılması amaçlanmakta.Topraktaki bakterilerden daha çok yararlanmak adına “ Sıfır Toprak İşleme” tarımsal üretimde bir yöntem haline gelebilir. organizmalarının dünyası, yani edafon ( toprağın yakın yüzeyinde yaşayan tüm canlıların genel adı.), toprak florası ve
toprak faunasından oluşmaktadır. Bu grup içerisinde; mantarlar, bakteriler, algler ve aktinomisetler yer almaktadır. bakteriler toprak verimliliğinde önemli görevler üstlenir. Azot döngüsünde önemli bir yere sahiptir. Gerek simbiyoz oluşturan gerekse bağımsız yaşayan bakteriler atmosfer azotunu fikse ederek bitkiye yarayışlı hale dönüştürür. Organik maddelerin parçalanmasında büyük öneme sahiptirler. Aktinomisetler ayrışmada ve huminifikasyonda rol alır. Aktinomisetler odunsu bitkiler ile simbiyoz oluşturarak havanın serbest azotunu bağlar. Mikoriza fungusları toprak verimliliği açısından farklı bir yere sahiptirler. Algler ve bazı türleri atmosfer azotunu fikse etmektedirler.
Biyogübre uygulamalarında dikkat edilmesi gerekenler.
Toprakların nemi,
Organik madde,
PH ,
Bu üç özellik mikroorganizma yaşamını etkileyen faktörler, bizim biyo gübreden faydalanmamızı direk etkiler.Seçileçek etkin mikroorganizmalar,birbirleri ile uyum içerisinde yaşayabilen, birbirleri üzerinde antagonistik etkiye sahip olmayan canlılar olmalı.
Biyo gübrenin içerikleri genelde, mayalar,foto sentetik bakteriler,laktik asit bakterileri,aktinomisetler gibi organizmalardan oluşturulmakta ve uygun bir organik taşıyıcıya aktarılarak biyolojik gübre haline getirilmektedirler.
Etkin mikroorganizmaların kullanıldığı alanlar.
.ürün artıklarının geri dönüşümü
.pestisitlerin biyo kontrolü
.koruyucu çiftçilik uygulamaları
.organik ıslah uygulamaları
.ürün rotasyonu gibi tarımsal uygulamalarda kullanılmaktadır.
Biyolojik gübre olarak değerlendirilen bir diğer grup mikroorganizma ise Bitki gelişimini teşvik eden rizobakteri (PGPR)’ler kök çevresini ve/veya kök yüzeyini habitat edinen toprak bakterileridir. Çok geniş toprak bakterilerinden oluşmakta olup, o alanda yetişen bitkiler ile birlikte bulunurlar ve bitki gelişimini direk yada endirek
desteklerler. Bu tür bakterilerin biyolojik gübre olarak kullanımı ile, bitkilerin besin elementi alımı arttığı gibi toprağın mikroorganizma yarayışlılığı da arttırmaktadır. fosfat çözücü bakteriler (PSB veya PSM) Ayrıca bitkilerin patojenik mikroorganizmaları kontrol altına almasına yardımcı olmaktadırlar.Ayrıca bitki gelişiminin uyarılmasının mekanizması, minerallerin çözünürlülüğünü, fosfor gibi ve enzimlerin sentezini,atmosfer azotunun tespitini, siderofor üretimini, auxin, sitokinin, giberellin gibi fitohormonların üretimini,içerir.Uygulanan fosforlu gübrelerin yaklaşık % 75ten fazlasını toprakta bulunan Fe, Al ve Ca bileşikleri fikse etmektedir. Fosfor çözünürlüğünü artırma konusunda biyolojik gübreler içerisinde mikoriza (Mycorrhizae)önemli bir yer tutar.Aralarındaki simbiyotik ilişki, bitki fungusa karbonhidrat ve bazı besin maddelerini verir, fungus ise bitkiye (fosfor gibi) besin elementleri ve köklerin ulaşamadığı derinlerdeki su alınımını sağlar.
Biyolojik gübre olarak kullanılan “Fotosentez Bakterisi” veya “Fotosentetik Bakteri” ler.
Bağımsız yaşayan bakteriler, güneş ışınlarını ve toprak ısısını enerji kaynağı olarak kullanıp bitki kök salgılarından,
toprak organik maddesinden ve toprakta oluşan hidrojen sülfür (H2S) gibi gazlardan amino asitler ve
nükleik asitler üretirler.Fotosentez bakterileri, yararlı mikroorganizmalar için gelişme ortamı sağlarlar.

Hümik asit faydaları;
• Toprak mikrobiyolojik aktivitesini artırması
• Bitkilerin besin maddesi alımını, özellikle azot, fosfor ve kükürt alımını artırması
• Toprak strüktürünü iyileştirmesi
• Minerallerin çözünürlüğünü artırarak bitki besinlerinin açığa çıkmasını sağlaması
• Kök hücrelerini uyararak bitki besini alımını artırması
• Bitki besinleri ile organik yapı oluşturması (Kileyt)
• Toprak su tutma kapasitesini artırması
. azotlu ve fosforlu gübrelerin parçalanmasını sağlar
Fertigasyon ne demektir.
Kimyasal gübrelerin (bitki besinlerinin) sulama suyuna katılarak toprağauygulanması anlamına gelir.gübre etkinliğinin artırılmasında kullanılan önemli bir yöntemdir. Son yıllarda sulama ekipmanlarındaki gelişmeye paralel olarak büyük aşamalar kaydedilen fertigasyon konusunda özellikle mikro sulama sistemleri tercih edilmektedir. Damla sulama, mini
yağmurlama ve mikro-jet gibi az su tüketimine yönelik modern sulama sistemlerindeki gelişmeler
sonucunda kimyasalların sulama sistemleri ile uygulanması giderek artmaktadır.
Gübrelerin yıkanması, toprakta yavaş ve etkili hale nasıl getirilir.
• Gübrelerin çözünmeyi geciktirecek bir madde ile kaplanması veya muamele edilmesi,
• Gübrelerin çok iri granüller ( Süper Granül) halinde üretilmesi. Enyaygın kullanılan kükürt tür.