BİTKİLERDEN GELEN ŞİFA.


  Klinik denemeler ve epidemiyolojik çalışmalar, meyve ve sebze tüketimi ile  kanser, kardiovasküler hastalıklar,yaşlanmaya bağlı rahatsızlıkların görülmesinde ters orantı olduğunu göstermektedir.
  Meyve ve sebzeler antioksidanlarca zengindir.hücre oksidasyonuna karşı koruyucu etkisi olan ve gıdalarda oksidatif bozulmayı önleyen ya da geciktiren bileşikler antioksidanlardır.
  Sebze ve meyvedeki Fenolik bileşiklerin, antioksidan etkileri serbest radikalleri bağlamaları, metallerle şelat oluşturmaları, bazı enzimleri inaktive etmeleridir.
   İnsanlarda oksidatif stres, çoğu oksijen içeren yüksek derecede reaktif kimyasal maddeler olan serbest radikaller nedeniyle meydana gelir.
   Serbest radikaller ve oksidanlar ise şöyle tanımlanmaktadır; dış orbitallerinde bir ya da daha fazla eşleşmemiş elektron bulunan, kısa ömürlü, reaktif atom veya moleküllerdir. Serbest radikaller, radikal olmayan bir atom veya molekülden bir  elektron çıkmasıyla veya radikal olmayan bir atom veya moleküle bir elektron ilavesiyle oluşurlar.
   Bunlar proteinler, yağlar ve DNA gibi biyolojik moleküllere zarar verebilmekte, böylece vücudun normal fizyolojik işleyişi bozularak hastalıklar ortaya çıkmaktadır. .
   Reaktif olmak kolayca kimyasal reaksiyon kabiliyetinde olmak ve kimyasal işlemlere iştirak etmek anlamına gelir. Bu serbest radikaller ve reaktif oksijen türleri kompleks bir antioksidan sistem tarafından nötralize edilirler.
 Anti-oksidanlar oksitlenme (oksidasyon) önleyen kimsayal bileşik anlamına gelir.  Bir besinin serbest radikalleri ve özellikle oksijen radikallerini emme kabiliyetini gösteren değerede
ORAC değeri diyoruz.genelde mmol / 100 g ölçümlendiririz.



                    Besinlerimizin   yaklaşık ORAC   değerleri.
                      ceviz                   8,455
                      Ay çiçeği             6,600
                      Biber                   2,666
                      siyah zeytinde  1,711
                      Antep fiıstığı     1,6995
                      Nar                    2,099
                      Sumak               0,7062
                      Karanfil              0,2902
                      Kuru kekik         0,1752
                      Nane                  0,1608
                      Toz Tarçın          0,1314
                      Toz Zerdeçal      0,1270
                      Kuşburnu           0,961
                      Kuru fesleğen    0,610
                      Kimyon               0,503
                      toz zencefil         0,390
                      Enginar                0,94
                      Barbunya             0,86
                      Fasulye                 0,86
                      Sarımsak              0,57
 Çikolata ürününde içeriğindeki kakao  miktarı arttıkça antioksidan içeriği artmaktadır.
   


ORAC değerleri bitki kökenli gıdalarda yaklaşık 0.91 , hayvan temelli  gıdalarda0.13 , karışık gıda ürünlerinde 0.38 mmol / 100 g dır.bu değerler ortalama değerler olup, bitkilerin yetiştirildiği yörelere göre değişim gösterir.
Besinlerimizde bulunan bazı mineral ve vitaminler aynı zamanda anti-oksidandır. Vitamin C, Vitamin E  ile selenyum minerali bunlar arasında başta gelenlerdendir. Ayrıca karotenoidler, izoflavinler, flavonoidler ve proanthosiyadinler de anti-oksidan bileşiklerdir.
       İnsan vücudunda 6 adet reaktif oksijen ve nitrojen türü mevcut.bunlar
.Hidrofilik peroksil radikali (suda çözünmeyen)
.Lipofilik peroksil radikali (yağda çözünmeyen)
.Hidroksil radikali ;Eşleşmemiş, kararsız globin zincirleri oksidatif strese neden olan zincir                                               reaksiyonları başlatan süperoksit ve hidroksil radikallerini oluştururlar
.Peroksinitrat
.Tekil oksijen
İçerdikleri yüksek fenolik içeriğe bağlı olarak meyve ve sebze tüketimi ile kanser ve çeşitli kronik hastalıkların oluşumunun azaldığı görülmüştür. Nar suyu bilinen en iyi doğal antioksidandır. Antioksidanlara  ilginin artması ile son zamanlarda nar suyu oldukça önemsenmektedir. Her reaktif oksijen ve nitrojen ile mücadele eden anti- oksidan farklılık gösterir.O yüzden Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için salatalarımızda günlük en az 6 çeşit sebze meyve ve baharatlar kullanmamız önem taşır.  Orneğin Askorbik asit (C vitamini), ortamda fenolik maddelerin bulunması ile sinerjistik etki gösterir. Kanserle mücadelede, anti- oksidanlar bu yüzden önem taşır.Tüketimde taze sıkılmış meyve suyu ticari meyve suyuna göre daha yüksek aktivite gösterir. Bu durumun nedeni ise ticari meyve suyuna uygulanan ısıl işlemler sonucu fenolik maddelerdeki kayıplar sözkonusudur.
   Nar ülkemizde bulunan anti -oksidan değerleri açısından son derece kıymetli bir meyvemizdir..Narda bol miktarda, C vitamini demir ve potasyum bulunur.  1 bardak Nar suyunun antioksidan özelliğinin 10 bardak yeşil çaya denktir.Nar suyunun antioksidan özelliğini  polifenol, tanen ve antosiyanin gibi fenolik maddelerden ve içerdiği C vitamininden kaynaklanmaktadır.
   mor havuç (şalgam suyunun hammaddesi) Ülkemizde bolca yetiştirilir.  Mor havuça rengini veren fenolik maddelerden antosiyanin pigmentlerinin antioksidan özelliğinden gelmektedir.          Günümüze kadar yapılan çalışmaların sonucunda bitkilerden 4000’den fazla flavonoid izole edilmiş ve yapıları aydınlatılmıştır. Hepsi antioksidan aktivite göstermekte ve bunlardan yaklaşık 50 tanesi gıdalarda bulunmaktadır. Çoğu flavonoid polifenolik bitki pigmentidir ve meyve ve sebzelere kırmızı, turuncu, sarı, mavi ve mor renk verirler.
    Bilinen flavonoidlerden yeşil çayda bulunan EGCG (epigallokateşin gallat) en umut vaad edici antikansorejen maddelerden biridir.



     Günümüzün en önemli konusu fermente gıdalardır.Bilim adamları tarafından geleceğin besini olarak değerlendirilen fermente gıdaları önemli hale getiren bakteriler, vucudumuzu sağlıklı tutmak için çok önemsenmelidir.Şu günlerde sağlıklı insanların dışkılarından elde edilen bakteriler kapsül haline getirilip,hasta insanlara bağırsak florasını düzeltmesi için hap olarak yutturulmakta. Özellikle şeker hastalarında (diyabet 2) çok önemsenecek sonuçlar alınmaktadır.Kimbilir çok yakında bir çok rahatsızlığımızı iyileştirmede tuz gibi kullanılan bir ürün haline gelirmi ?  Neden olmasın. Yeni karlı bir yatırım için biyologlara duyurulur.

Bir cevap yazın